18 Aralık 2015 Cuma

Özlem Duygusu

Bugün barışmışım sarıyla denizimle yollarım hatta müziklerimle. Sarı notlarımla bile barışmışım bugün. Özletmiş kendini hem de çok fazla hasret biriktirmişim içimde. Şimdi anlamsız bir sırıtma var suratımda.
Bu bir tebessüm değil ya da kahkahanın yansımaları değil. İçimde çok şey biriktirmişim yokluğumuzda, olamayışımızda, dalgalarımızda hatta suskunluklarımızda. Gülümseyişi unutturan zamanların esareti maskelerimizi oluşturmuş zamanla.
Farklı şeylerin mutluluğu ayakta tutmuş ya da tutuyor gibi görünmüş bunca süre. Nasıl bir ayakkabı sarıyorsa ayağımızı sarıp sarmalamış içine gömmüş biriktirmiş bunca sene. Arkamızı döndüğümüz an daha kalabalık dünya daha büyük ama kucaklayabilecek kadar. Bir tek yüz yüze baktığımızda açılmaz olmuş kollarımız. Ulaşılayamayacak kadar büyümüş o an.
Bu şehri şehir yapan bizdik Tam olarak.; denizlerin sesinin birbirimiz olduğunu değiştiremediğim için unutmuşum ya da unutmak istemişim, unutturmak istemiştin ya. Alışamadık , alıştıramadık benliğimizi bütünlüğümüze, ve sonra yine sustuk kendi yansıttımıza yine güldük adımlarımız yere basmıyordu sanki, ayakkabılar iz bırakmıyordu ardında..

Bilmiyorduk.  Belki cahil, belki korkak kaldık bu yolda belki de ne istediğini bilmeyen…

14 Aralık 2015 Pazartesi

İnsan Umudu

Kimse şu hayattan bulunduğu durumdan memnun değil. Malı, makamı olsun herkes arıyor zenginler, fakirler, güçlüler güçsüzler iyiler, kötüler hani bir söz var düşman ayağa bakar diye ne kadar da doğru şimdilerde herkes ayrı süzüyor milletin ayaklarını, spor ayakkabı mı bot mu, topuklu mu, yoksa kundura mı diye  bir fark arar olmuşlar. Çünkü ona göre davranacaklar. Neden kimse kimseyi eşit görmüyor ki sonuçta geldiğiniz yerde  gideceğiniz yer de aynı. Bilmiyorlar dünyayı ele geçirsen bile yine kendinle baş başa kalacaklarını. Aslında kazandığı dünyanın felaketi olacağını. Su dolu bir kap dibindeki her şeyi gösterir su temizse eğer dibindeki her şeyi görürsün işte bizim içimizde bu suya benziyor içimizdeki o güzellikleri, o temizliği göremiyoruz. Ne kadarda farkında değiliz olup bitenlerin. İçimizin. Neyle uğraşıyoruz neden yarışıyoruz birbirimizle? Neden ayırıyoruz ki birbirimizi ellerle hepimiz aynıyız işte renkler mi ayıracak bizi başkalarından ne fark eder o siyahmış, o beyaz bence tek fark birileri biliyor birileri de   yeriyor sadece.

13 Aralık 2015 Pazar

Kendi Hayallerimiz

Kendi içimizden çıkanı sığdıramayız dünyamıza. Yıkılır hayaller, yerine daha küçükleri inşa edilir. Ama yıkılan bir aşk, geride öyle acılar bırakır ki tek bir tuğlasını uzanıp koyamazsın yerine. İzler vardır geride. Ve izler hatırladığın kadar derindir.tıpkı ayakkabını bıraktığı izler gibi. Her şey bir aşk oyunuysa, gidişlere seyirci kalmak düşer kalanlara. Adımızdan düşer adım adım. Ve gitmek değil, bitmektir attığı her adım. Aşkın bitişi değil de geride kalan her şeyin yalan oluşu yıkar insanı. Oysa siz, onun yanında ondan daha güçlü görünmekten bile sakınmışsınızdır kendinizi, sırf o güçsüz gibi görünmesin diye. Bu kadar iyi olduğunuza kimse inanamaz, görmek istemez. Ve bazı gerçeklerin inanılmazlığı, bir yalana dönüştürür onları. En çok da bu yüzden giderler. Çünkü haklı görürler kendilerini, göremediklerinin gölegesinde...